oplumun en küçük birimi diye tanımlanan aile; anne, baba ve çocuklardan oluşur. Aile içindeki uyumsuzluğun sorumlusu arandığında ise bu sorumlu genellikle çocuklar olur. Çünkü anne-baba sorumluluğu çocuğa yükleyerek bir yerde kendilerini temize çıkarmaktadır. Çocuk ya ders çalışmıyordur ya anne-baba sözü dinlemiyordur ya da yaramazdır. Bu örnekleri çoğaltmak oldukça mümkündür. Anne-babaya göre bu şekilde sorunları olan çocuk da aile içi ilişkileri olumsuz etkilemektedir. Peki gerçektende bütün bu yaşananların sorumlusu sadece çocuk mudur? Çocuğun uyumsuz davranışlarının altında yatan nedenlere bakıldığında bunun böyle olmadığı görülmektedir.
Şiddetin aile içi yansımaları özellikle feodal toplumların en derin yarası iken, en az değinilen ve medyada da ajitasyon unsuru olarak kullanılmasının dışında yer verilmeyen mesele çocuk istismarıdır.
Bu mevzunun derinliği birkaç yazının devamıyla ancak kavranabilir sanırım. Bu metinde daha çok fiziksel şiddet boyutundan söz edeceğim.
Yurtiçi ve yurt dışı istatistiklere göre şiddet uygulayan kişi ile eğitimi arasında doğrudan bir bağlantı mevcut değil. Olayın matematiği, şematiği, akademiği vs vs vs… yıllardır yazılıp çizilmektedir. Biz burada tekrar lama sıkıcılığına düşmeyelim.
Read the rest of this entry »