Oca
19
Kategori(Eğitim Öğretim Genel) Ekleyen admin on 19-01-2008

Her kurum ve organizasyonun kendine özgü bir disiplin anlayışı vardır. Bir kurumun disiplin anlayışı diğer bir kurumun disiplin anlayışı ile uyuşmaz. Genelde birçok kişi bu bakış açısında hem fikir olsalar dahi pratik hayatta kültürel yapımızı bahane ederek disiplin anlayışını tek bir çatı altında toplamaktadırlar. Elbette anlayışlar kültürel yapıdan etkilenecektir. Ama bu etkileşimin biçimi ve içeriği çok önemlidir.Uygulamada bu etkileşim kurumun özelliklerine hitap etmelidir.

Disiplin eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğru kullanıldığında disiplin anlayışı öğrencinin eğitiminde ve öğretiminde başarısında büyük bir katkı sağlar. Yanlış kullanıldığında ise bireysel ve toplumsal zararlara yol açar.

 

Bir çok eğitimci yanlış disiplin anlayışı sergilediği için kaç öğrenicin eğitimden uzaklaşmasına neden olduğunu acaba bilebilir mi? Eğitim de beklentilerin belirlenmesi disiplin anlayışının gelişmesi açısından önemlidir. Ne yazık ki eğitimde daha çok başarılara odaklanılır. Yüzde kaç oks-öss yerleştirilmiş önemli bir marifet iken arada kazanamayanlar ve neden kazanamadıkları görülmez. Kaldı ki herkesin kazanması da gerekmez. Eğitimin nihai hedefi de bu değildir.

 

Eğitim öğretimin açsından önemli olan bu konuda yüzlerce makaleler yazıldı, kitaplar derlendi. Bu yazılanların çoğu okulda disiplini ilkeler açısından ele almışlar. Ben biraz daha ilkelere de bağlı kalarak  okulda atılması gereken somut adımları yazmaya çalışacağım. Ayrıca birçok yazı doğrudan eğitimcinin yapması gereken ideal davranışları, ilkeleri yazmıştır. Eğitimcinin ideal davranışları yapabilmesi için önce okulunda ortak bir disiplin anlayışı olmalıdır. Yazımın hedefi de bu ortak anlayışın nasıl oluşturulması gerektiği üzerinedir.

 

Öncelikle her işte olduğu gibi eğitimsel disiplinin sağlanmasında da özde niyetimiz olmalıdır. Tecrübeler gösteriyor ki birçok eğitimci disipline önem verirken bu önemi davranışlarında gösteremiyor. Bu önem sözel ifade olarak kalıyor. Bunu üç ana nedenden birine dayandırabiliriz. Bir eğitimsel disipline olduğunu bilmiyoruz. eğitimsel disiplinin ne olduğunu bilmiyoruz.. İki öğretmenlik mesleğinin önemini kavrayamamış olmamız. Üç mesleğimizi sevmiyor olmamızdır.

 

Eğitimsel disiplin amaçlanırken her yaş döneminin ihtiyaçları ve özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. İlköğretim ile orta öğretim de disiplin anlayışı bu yönden farklı olacaktır. İlköğretim, ortaöğretim ve üniversiteyi kendi aralarında disiplin yaklaşımı açısından basit bir kıyaslama yapacak olursak, en zor ve katı disiplin orta öğretim de yaşanmaktadır. Bunun nedeni ergenlik döneminin aşılması gereken fırtınalı özelliğidir. Buda gösteriyor ki eğitimsel amacı öğrencinin gelişim özelliklerine uygun olarak biçimlendirmeliyiz.

 

Öğrenciler genelde kurallara karşı çıkmaz eğitimcinin kuralları uygulama biçimine karşı çıkar. Kuralları uygularken  taviz vermemek, ama muhatabımızın tecrübesiz bir öğrenci olduğunu da bilerek onur kırıcı olmamak gerekir. Genelde eğitimciler kuralları uygulama biçimi haklı oldukları gerekçesiyle aşırıya kaçabilmektedir. Bu noktada önemli olan öğrencinin hatasını görmesini ve karşılığı olan cezayı almasını sağlamaktır. Bundan daha fazlasını yapan eğitimci kendisine şu soruyu sormalıdır. “Acaba haklı olduğum gerekçesine sığınarak öfkemi mi tatmin ediyorum?”. Elbette eğitimciler sevdikleri öğrencilerinin yapmış olduğu kötü davranışlarından dolayı haklı olarak hayal kırıklığı yaşayacaklardır. Ama bu durum eğitimcilerin öfkelerini kontrol etmelerini engellememelidir.

 

Adil yaklaşım temel ilke olmalıdır. İyi-kötü, başarılı-başarısız, kırsal-kentli, zengin-Fakir, kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Problem şu ki hiçbir eğitimci bunu bilinçli yapmadığı için adaletsiz davrandığını yada davranabileceğini fark etmeyebilir. Bundan dolayı eğitimci uyanık olmalıdır. Hemen karar verici olmamalıdır. Çevresine danışmasını bilmelidir.

 

Makul bir disiplin anlayışı olmalıdır. Kurallar yazılı ve yazısız olması bakımından ikiye ayırabiliriz. Yazılı kurallar için genelde nasıl uygulanması gerektiği konusunda problem yaşanır. Bunun için eğitimciler kendi okullarında bir araya gelerek bu kuralları nasıl uygulayacakları konusunda ortak karara varmalıdırlar. Yazısız kurallar içinde bir araya  gelmeliler ve birlikte kabul edilebilir kurallar oluşturmalıdırlar.

 

Eğitim çalışanları arasında belirginleştirilmiş ve sınırları çizilmiş görevlendirme anlayışı olmalıdır. Eğitim kurumunda görevli her personelin, öğretmenin, idarecinin, hizmetlinin disiplindeki görev sınırları iyi tespit edilmelidir. Aynı öğretmen nöbetçi olarak, ders öğretmeni olarak, o an aktif görevi olmayan bir öğretmen olarak nasıl bir rol oynayacağını bilmelidir. Bunun sağlam zemine oturabilmesi içinde kurum içi güven olmalıdır. Öğretmen idaresine, idare öğretmenine güven duymalıdır. Ancak böyle bir ortamda eğitimciler ortak bir tutum geliştirebilirler. Bu güveni sağlayacak öncelikli lider kişiler ise idareciler olmalıdır.

 

Kendi kabuğuna çekilen idare, öğretmen, öğrenci ve veli desteğini kaybeder. Toplantılara önem verilmelidir. Üç grup toplantı vardır. Aileler ile yapılan toplantı, eğitimcilerin kendi aralarında yaptığı toplantı ve öğrenciler ile yapılan toplantılar. Eğitimciler ile yapılan toplantılar her ay yapılması gerekir. Bu toplantının ana gündemi öğrenciler, devam-devamsızlık, başarı-başarısızlık ve disiplin olmalıdır. Öğrenciler ile de iki ayda bir toplantı yapılmalıdır. Okulun onlardan beklentileri anlatılmalı, ayrıca öğrencilerin şikayet kutusuna yazdıkları istekler değerlendirilmelidir.

 

Aileyi içine almayan hiçbir disiplin anlayışı ayakta kalamaz. Burada ki en büyük problem ailenin okuldan uzak kalmasıdır. Eğitimciler ne kadar aile için çaba harcasa aile o kadar mesafeli olabiliyor. Bu durumda yinede öğrenciyi değerlendirirken aile yapısını ve durumunu göz önünde bulundurmak gerekir. Gerekirse aile ziyaretleri ile bu eksikliği gidermeliyiz.

 

Her davranışı cezalandırılması gereken bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Örneğin sınıf içinde öğretmeninden izinsiz çöp atmaya gittiği için doğrudan disiplin kuruluna göndermek yerine eğitimci kendi olanakları içinde bu durumu çözmelidir. Bir başka örnek sınıfta çok konuşan öğrencileri sınıf yönetimi becerisini arttırarak çözmeye çalışmalıdır.

 

Proaktif bir disiplin anlayışı geliştirilmelidir. Önemli olan problem çıktıktan sonra değil çıkmadan önce önleyebilmektir. Bu konu hem geniş hem önemli olması bakımından ayrı bir yazı olarak değerlendireceğim. Bundan dolayı sadece ilke bazında yazmayı yeterli buluyorum.

 

Disiplin konusunda yazılabilecek daha çok maddeler var. Ancak en öncelikli olanları yaptığımız zaman diğer maddeler kendiliğinden gündeme gelecek ve değerlendirilecektir. Belki size bunlar bilindik maddeler gelebilir. Ancak en önemli ve “neden bir disiplin anlayışı oluşturamıyoruz? sorusuna cevap veren yazdığım ilk maddedir. Eğitimsel disiplini sağlamak için gerçek anlamda niyet yoksa. Gerçek anlamda disiplinde olmayacaktır..

 Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.. Özkan EMİROĞLU

Psikolojik Danışman

Toplam: 721

Yorumlar

selin on 22 Nisan, 2008 at 21:13 #

merhaba ben yeni öğretmenim.ilk yılım ve disiplin, sınıf yönetimi konusunda biraz sorun yaşıyorum. yukarıda yazılanlar bilinenler şeyler bana somut örnekler gerek.okul müdürümüz dayak atmayan öğretmenin disiplinsiz olduğunu düşünenlerden öğretmenler de hemen hemen aynı. Yani maalesef danışacağım iyi bir örnek yok.. ne yapmayacağımı biliyorum ama tam olarak ne yapabilirim bilemiyorum. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.. teşekkür ederim


ercan on 2 Mayıs, 2008 at 10:46 #

mrb selin hanım.ben otomotiv öğretmenliği son sınıfta okumaktayım.ben öğretmen olamayacağım.ama sınıfta disiplin için size bi kaç tavsiyede bulunabilirim.öncelikle öğrencileri sıkmadan ders anlatın.bir başlık anlattıktan sonra bir anı,fıkra veya güncel olaylardan anlatın.ama 5 dakikayı geçmesin.tabi anlattığınız konuyu güncel yaşamla bağdaştırın.hayattaki olaylardan örnek verin.asla asık suratlı olmayın, güler yüzlü olun.güler yüzünüze karşı disiplin bozuluyorsa öğrencilere yapması gereken şeyleri hatırlatın.yine de anlamıyorlarsa yaptıklarının çok kötü olduğunu ağır bir şekilde anlatın.benim bildiğim bu kadar sayın selin hocam.yine de disiplin sağlanmıyorsa sizin suçunuz yok.artık sorun aileden kaynaklanıyor.en son ailelerle konuşun.yardımcı olabildimse ne mutlu bana.teşekkür ederim.size iyi çalışmalar selin hocam…


Yorum Ekleyin
İsim:
Mail:
Website:
Yorum:
Untitled Document
Uye Girisi
Uye Olmak Isitiyorum
Egitim ve Rehberlik (pdr) Haberleri
 ÖSS'de puanlar ne kadar düşebilir
 ÖSS'de baraj puanları düşürülecek
 Özel Üniversitelerin Fiyat Listesi
 Liselerde sınıf geçme sistemi değiştiren yönetmelik Başbakanlığa gönderildi
 Rehber Öğretmen İntihar Etti
Öğrenci yada veli iseniz. Sizin içinde rehberlik hizmeti sunuyoruz. Aktuel PDR soru cevap bölümünden yararlanmak için çok kısa bir üyelik formu doldurmalısınız.(Aktivasyon İstenmiyor)
Soru Cevap Bölümü için tıklayınız>>>